Dambıl Seti ve Ağırlık Seti

Dambıl Seti ve Ağırlık Seti Özellikleri ve Fiyatları

Dambıl seti veya ağırlık seti evde spor yapmak isteyen pek çok kişinin ihtiyaç duyacağı bir egzersiz aleti takımıdır. İster kadın olun, ister erkek; ister yaşlı olun, ister genç: Evde düzenli olarak evde egzersiz yapacaksanız bir ağırlık seti satın almanızı veya kendi imkânlarınızla bir ağırlık seti oluşturmanızı size öneririm.

Ağırlık setleri, evde yapılan spor (idman, antrenman, düzenli egzersizler) için akıllı bir yatırımdır. Çünkü bir ağırlık seti akmaz, kokmaz; ekmek istemez su istemez; alırsınız ve yıllarca rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ancak piyasada pek çok farklı türde çok çeşitli ağırlık ve dambıl setleri vardır ve bu çeşitlilik sizin kafanızı karıştırabilir. İşte burada BodyTR.com devreye giriyor ve sizi bu konular hakkında bilgilendirerek en doğru seçiminizi yapmanıza yardım ediyoruz.

Övünmek gibi olmasın, biz bunu zaten hep yapıyoruz (bu resmen övünme oldu be).

Dambıl veya Ağırlık Setinin Fiyatlarını Belirleyen Etmenler

Ağırlığın Esası Olan Hammadde

Herhangi bir ağırlık setinin veya dambıl setinin ucuz ya da pahalı olması pek çok şeye bağlıdır. Bunların belli başlıları; ağırlığın ve çubukların hammaddesi (demir, çelik, alaşım, plastik ve türevleri, beton vb.), halterlerin sabit ağırlıklı olması ya da olmaması, çubukların (barların) boyutu ve olimpik olup olmaması, dambılın şekli.

Bunlar belli başlı olanlardır ve üretim maliyetini artırdıkları için doğrudan etiket fiyatını da arttırırlar. Bir de “marka farkı” gibi teknik olarak pek bir ifade etmeyen sebepler vardır. Açıkçası, kaliteli spor ekipmanları söz konusuysa marka önemlidir fakat altı üstü bir ağırlık seti alacağınıza göre marka pek de önemli değildir.

Açıklayayım: Örneğin 15 kiloluk, 20 kiloluk veya 50 kiloluk döküm bir ağırlık setinin üzerinde yazan markanın bir ev kullanıcısı için hiçbir önemi yok. Profesyonel bir halterci veya ağırlıklarla paldır küldür çalışan bir canavar değilseniz ağırlığınızın dökümünde kullanılan hurda demirin kaçıncı kaliteden ve hangi markadan olduğunu merak etmenize gerek bile yok.

Zaten piyasada ev kullanıcıları için bu tip çalışma setleri üreten pek çok marka –ne kadar adı bilinirse bilinsin– aslında aynı kalite malı satar, hatta çoğu firma ürünlerini aynı fabrikalara yaptırır. Profesyonel ve elit (“elit sporcu” anlamında) kullanıcılar içinse zaten yüksek kaliteli ve piyasadaki mallara kıyasla oldukça pahalı olan setler vardır.

Bu setleri öyle her spor mağazasında da bulamazsınız, hatta İstanbul’da bile kolayca bulamazsınız. Dambıl seti veya ağırlık setinin dökümünde kullanılan hammaddeler bazen beton, kum, su veya sıradan bir plastiğe göre oldukça ağırlaştırılmış plastikler olabilir. Benim önerim erkekler için iki kısa bar ve bir orta boy bar barındıran, değiştirilebilir ağırlıklı döküm setlerdir.

Bunlar hem çok ucuz hem de idmanınızı rahatça yapabileceğiniz şekilde verimlidir. Kadınlar içinse yine aynı seti öneririm fakat bu setlerin tipini beğenmeyen kadınlar sabit ağırlıklı ve daha sevimli görünen sabit ağırlıklı renkli dambılları veya renkli bir döküm ağırlık setini kullanabilirler.

Kaplama Hammaddesi ve Kaplama Masrafları

Demir. Sadece Demir… Bildiğin Demir…

Ağırlığın esasını teşkil eden hammaddelerden konuştuğumuza göre biraz da plakaların veya çubukların veya sabit ağırlıkların etrafına geçirilen kaplamalardan bahsedelim, zira bunlar da fiyatı etkilemektedir.

Ucuz döküm ağırlık plakaları için genellikle ucuz ve kalın siyah boya kullanılır. Siyah boya bu plakaların kalitesiz ve göze pek güzel görünmeyen hammaddesini en iyi şekilde örttüğü için tercih edilir.

Elinizdeki plakalar çok eskiyip boyaları attıysa bir yağlı boya ile veya en azından bir sprey boya ile boyayabilirsiniz. Bu türden plakalar en ucuz plakalardır ve fiyatları demir fiyatlarına göre belirlenir. Spor yaptığınız ortamın zemini için bir sorun oluşturmayacaksa bu klasik plakaları tercih etmek oldukça ekonomik bir seçim olacaktır.

Krom, Bana Güç Ver!

Meşhur çizgi roman karakteri Conan’ın tanrısını bilirsiniz belki: Krom. Conan, maden olan kromu çok mu seviyordu emin değilim ama biz insanlar parlak şeyleri genellikle çok seviyoruz.

Bunun için üreticiler soluk ağırlıkları parlatmak için Conan’ın tanrısından yardım aldılar. Krom sadece demiri parlaklığıyla sarmakla kalmadı, onu daha sağlam bir hâle getirdi ve paslanmasını da büyük ölçüde engelledi. Elbette her güzel şeyin olduğu gibi bunun da bir maliyeti vardı. Göz alıcı krom kaplama setler, kaplamasız olanlardan biraz daha pahalıdır.

Kooçuk! Kavçuk! Kauçuk! Kavuçuk! Kavun! Kavuç! Kav! Uçuk! Uç!

Son yıllarda ilgi gören bir diğer kaplama malzemesi de dambıl veya halter çubuğunda kullanılan demir ağırlık plakalarının etrafını kaplayan kauçuktur. Kauçuk kaplamalı plakalar yumuşak bir dokunuş hissi vermesinin yanı sıra, zemin kaplamalarına demire kıyasla çok daha az zarar verdiği için özellikle spor salonu sahipleri tarafından tercih edilir.

Kauçuk kaplamalar genellikle boyasız ve siyahtır ancak piyasada hemen her renkte kauçuk kaplamalı plaka bulunabilir. Eğer sizin de evde spor yaptığınız odanın uygun bir zemin kaplaması (halı, spor matı, vb.) yoksa kauçuk kaplamalı ağırlık plakalarını seçmeniz uygun olacaktır.

Viniller Deve Kemiğinden Hâllice, Kaplaması İpince. Neoprenler ise Yakışıklı ve Kıyak

Bunların dışında, vinil karıştırılmış plastik (vinyl: plastik sanayisinde kullanılan bir tür kimyasal bileşik) kaplamalı, sabit ağırlıklı veya demirden dambıl veya ağırlık plakalarına sahip olan setler vardır.

Plastik sanayisi kaplama konusunda üreticilere pek çok değişik seçenek sunmaktadır. Örneğin balıkadam giysilerinin yapımında kullanılan neopren malzemesiyle kaplanmış, değişik bir tutuş yüzeyi sağlayan ürünler de vardır.

Bunun yanı sıra PVC’den tutun da plastiğin pek çok değişik olanağı da üreticiler tarafından kullanılır ve çeşitlilik artar. Bu tip dambıllarda, özellikle neopren dambıllarda çok fazla renk seçeneği bulunur ve bayanların dikkatini çekip beğenisini kazansın diye böyle üretilirler –işe de yarar hani.

Ben piyasadaki vinil dambılları iki sebepten ötürü beğenmiyorum: Birincisi, pek çok ürün gibi bu dambıllar da Çin’den geliyor. Tamam, bunda hiçbir mahsur yok fakat ta Çin’den donmuş beton getirmeye ne gerek var?

Bu dambılların neredeyse tamamının içi betondandır, beton ise demire göre çok daha hafif olduğu için, deve kemiği gibi kocaman dambıllar bile anca beş kilogram geliyor, fazla yer kaplıyor ve bu büyük boyut antrenman esnasında da gereksiz yere sıkıntıya sokabiliyor insanı.

İkincisi ise, bu vinil kaplamalar hor kullanmaya gelmiyor efendim, şöyle bir yere atayım deseniz, yumurta gibi çatlıyor ya da kırılıyor. Sabit ağırlıklı vinil dambılların en büyük özelliği ise çok ama çok ucuz olmasıdır. Eğer dambıl setinizi ucuza getirmek istiyorsanız sabit ağırlıklı vinilli beton dambıllar imdadınıza yetişir.

Ancak demir ağırlıklı vinilli plaka arıyorsanız bunların kaplamasız olan demirlerden daha pahalı olduğunu unutmayın. Neoprenler ise gerçekten iyidir ancak diğer dambıl ve plakalara oranla daha pahalıdır.

Cukkanız dolgunsa veya boş bir cukka pahasına kaliteden ve estetikten ödün vermiyorsanız neoprenler size göredir; güzeldir, sevimlidir ve yeterince ağırdır çünkü o kadifemsi tenlerinin altında buz gibi demirler yatar.

Dambıl veya ağırlık setlerindeki hammaddelerden sonra, maliyeti etkileyen bir diğer unsurun da kaplama malzemesi olduğunu unutmayın. Demir bir ağırlık plakasına yapılan her türlü kaplama ve renk, maliyeti arttıracaktır.

Tasarım Masrafları

Teorik olarak döküm bir plakayla özel şekil verilmiş bir plaka veya dambılın üretim maliyetleri birbirine çok yakın olmalıdır fakat gel gör ki pratikte böyle değildir.

Kalıpları çıkartanlar veya kalıpları alanlar ve gerekli sanayi makinalarını alanlar, makinanın her türlü masrafını da –haklı olarak– son tüketiciden çıkartmak isterler.

Ortası delik, alışılagelmiş döküm plakalar neredeyse demirin kilo fiyatına satılırken çeşitli şekil verilmiş plaka ve sabit ağırlıklı dambıllar daha pahalıdır.

Akıllı Tasarımlarlarla Söyleşi

Tasarımların bazısı hiçbir işe yaramazken (bunlara “tasarım” demek ne kadar doğrudur?), doğru bir tasarım getirdiği yeniliğin yanında bir üstünlük veya farklı ihtiyaçlara cevap verebilme özelliğini sunar.

Gelin şimdi sizinle (“gelin şimdi sizinle” kalıbına da hastayım ha, kendimden iğrendim resmen) piyasadaki en bilinen birkaç tasarıma göz atalım:

Basitten zora doğru gidelim. İlk konuklarımız ağırlık plakasının ya da dambılın yük bölümlerinin farklı şekilleri.
– Evet, bay Küre, hoş geldiniz. Bize kendinizden biraz bahseder misiniz?
– Bana top diyorlar, haklılar ama sıkıysa bir vurmayı denesinler! Keh keh…
–?..
– Öhüm! Yani demek istiyorum ki ben bildiğin futbol topu şeklindeyim fakat modam geçti, beni en son Charles Atlas falan kullanıyordu. Şimdilerde ise sadece nostalji amacıyla veya retro gazıyla falan ilgi görüyorum. Sökülüp takılabilir bir şekilde beni üretmediler, bu bir olumsuzluktu fakat bunun dışında en büyük sorunum şuydu: Benim ağırlık merkezi noktamdan –hangi yöne olursa olsun fark etmez– uzaklaştıkça hacmim göreceli olarak daralıyordu.

Bunun için biraz fazla yer kaplıyordum. Bugünün silindir plakaları ise benimle aynı yükseklik ve genişlikte olmasına karşın benden çok daha fazla hacim ve ağırlık sunabiliyorlar. Bunun için halter sporunda onlar tercih ediliyor. Elbette başka üstün veya zayıf yönlerim de vardı ama onları sonra konuşuruz.

Buradan gülle kardeşime selam gönderiyorum, o hâlâ sahalarda, omuzlar üstünde taşınıyor. Şeklimizi gururla temsil ediyor.
– Bay Silindir burada sizden bahsedildi, ne söyleyeceksiniz?
– Küre ağabeycim ağaç kütüğü ve lobutların yapamadığını yapmış ve uzun yıllar boyunca insanların kasları için sabit ve sağlam bir ağırlık ekipmanı olmuştur. Kendisine saygımız sonsuz, sağ olsun, var olsun!.. O olmasaydı bugün biz olmazdık ve şu unutu… (sözü yüksek bir sesle kesilir)
– (Sekizgen silindirle yan yana duran altıgen silindir söz hakkı verilmediği hâlde araya girer) Hadi oradan, masal anlatmasana be! Çok iyiydiniz madem bugün neden spor salonlarında rağbet görmüyorsunuz? Çünkü yuvarlaksınız, aslanım, yu-var-lak! Oraya buraya alıp başınızı gittiniz ve insanlar bizi üretti çünkü biz bırakıldığımız yerde adam gibi dururuz. Anladın mı? Du-ru-ruz! İşte o kadar!
– (Dairenin altta kalmaya niyeti yoktur) Bak bu ses tonun hiç hoş değil ve üstelik haklı da değilsin. Madem siz daha iyisiniz, neden halterciler sizi tercih etmiyor?
– O ayrı… Orası spor salonu değil, orada ağırlık plakalarından başka ölçütlere uyması bekleniyor…
– Sen zahmet etme ben anlatayım. Salonlardakiler için en büyük öncelik güvenlik ve onlar halter de çalışıyor sayılmaz. Halter de ise mümkün olan en büyük ağırlığı sunabilecek geometrik şekil aranır, yani biz! Ayrıca, ağırlığın yerdeyken hareket ettirilebilmesi önemli olduğu gibi, ağırlık bırakıldığında güvenlik sorunu yaratmayacak önlemler çoktan alınmıştır.
– Muhabir bey ağabeyciğim, bizi de unutma anadın mı?.. Bizler; üçgen, dörtgen, altıgen, sekizgen ve daha pek çokgen prizmalar olarak gerek küre bey amcamızın gerekse de daire veya başka tabanlı silindir biraderlerimizin hepsinin bir birleşimi gibiyizdir. Bazı salonlar da “şekil yapmak” amacıyla bizi tercih ederler ama işte silindir biraderlerimiz gibi sökülüp takılabilir olmadığımız için hani herkes de seçmez. Arz ederim!
– Hepiniz sağ olun. Ben şimdi çubuklara (bar’lara) biraz soru sormak istiyorum. Sayın düz bar, sizler neye göre sınıflandırılıyorsunuz?
– Efendim, bizler ağırlık plakalarını anlamlı kılan unsurlarız. Neredeyse hepimiz ince bir silindirizdir, sağlamızdır. Hammaddemize ve kalınlığımıza göre 60 kilogramdan 500 kilograma kadar ağırlıkların insanlar tarafından kaldırılabilmesine olanak tanırız. 500 kilogram kaldıran insan evladı yoktur ama bazı modellerimiz o kadar dayanıklıdır. Halter konusunda neye göre sınıflandırıldığımızı sonra anlatırız ama biz spor salonlarında uzunluklarımıza göre sınıflandırılırız; kısa, orta ve uzun olarak. Bundan sonra ise ağırlık plakalarının takıldığı yerlere bakılır; yivli (dişli, sarmak oyuklu) veya olimpik yani düz olarak. Bir de insanların bizi tuttuğu yerler tırtıklı yapılmıştır ki elleri kaymasın, elbette bizimle haşır neşir olacaklara iyi bir ağırlık eldiveni edinmelerinizi öneririz ki nasır olmasın elleri. Bir de arkadaşımız Z Bar (kırık bar) var, onu zaten siz anlattınız.
– Ev kullanıcılarına ne öneriyorsunuz?
– Evde spor yapmak pek çok kişinin yapmak isteyip de motivasyonunu yitirdiği için yapamadığı bir şey. Önce bizi satın alıyorlar sonra da bir köşede unutup gidiyorlar. Bu olmamalı. Egzersiz yapmayan insanlar düzenli ve sağlıklı egzersize başlamalı ve bizi doğru bir şekilde kullanmalı. Bunu yapacaklarsa ben bir iki adet kısa çubuk ve bir adet orta boy veya bir adet uzun boy çubuk almalarını öneriyorum. Büyük çubuklar istemiyorlarsa da en azından iki adet kısa çubuk ve yeterince plakayı mutlaka almalılar. Yeri gelmişken şunu da ekleyeyim, bu setler uzun süre idare eder ama yıllar sonra uzun çubuklara yüksek ağırlıklar eklemeden önce metal yorgunluğunu mutlaka hesaba katsınlar.

– (Sabit ağırlıklı elcikli dambıl söze girer) Hah haaay! Güleyim de boşa gitmesin! Ayol herkes sizi mi almak zorunda, belki çıtı pıtı benim gibi narin bir hanım evde ağırlık çalışmak istiyor. Öyle ince biri senin gibi kaba saba tipi bozuğu ne yapsın ben dururken? Ona benim gibi hanım hanımcık bir ağırlık gerekir; çok ağır olmayan ve şık.
– Hanımefendi, tepkinize anlam veremedim doğrusu. Bizi hanımlar da kullanabilir, istemezlerse de kullanmazlar, biz kimseyi zorlamıyoruz ama bize ağırlık takıp sökme imkânı vardır, onun için dedik. Yanlış anlaşıldımsa çok özür dilerim.
– Hıı… Neyse, neyse. Hadi öyle olsun… Neyse yani ne diyordum, hah, diyordum ki hanımlar illa harala gürele amele gibi ağırlık kaldıracak diye bir şey yok. Benim gibi tutması çok kolay olan ve elden düşmeyen bir ağırlık seçmelerinin şu faydaları vardır: Ağırlıkla desteklenmiş aerobik ve kardiyo çalışmalarını rahatlıkla yapabilirler, icap ederse dansla karışık bir aerobik antrenman seansında beni kullanırlarsa alacakları fayda artar. Senin gibi odunu ne yapsınlar ayol? Neyse yani sizin de suçunuz yok yani neye bi’ şey demiyim yine… Demem o ki ağırlık seçiminden önce antrenman seçimi yapılmalıdır ve ihtiyaca en uygun ağırlık ekipmanı veya seti alınmalıdır.
– Bir de ayarlanabilir dambıl davet etmiştik ama kendileri Türkiye’ye teşrif edemediler. Hepinize çok teşekkürler, sözü tekrar şu herife bırakıyorum, hoşçakalın!

Yardımcı Parçalar

Sabit ağırlıklı bir ağırlık seti (tek parçaya “set” diyorum resmen) genellikle kutusu bile olmadan tek başına, hadi bilemediniz çift hâlinde satılırken, ağırlığı değiştirilebilir setler genellikle plastik bir kutuyla birlikte gelir.

Unutmayın, üreticiler 15 kilogramlık, 20 kilogramlık ve 50 kilogramlık setlerin ağırlığını hesaplarken; ağırlık çubuklarını, ağırlık plakalarını ve sıkıştırma mandallarını da toplam ağırlığa dâhil ederler ve bazıları ürünlerin konduğu plastik kutuyu bile toplam ağırlığa katar. Çubuklara takılan ağırlıkların çubuktan çıkıp düşmesini önlemek için yardımcı malzemeler kullanılır. Olimpik barlar için, kalın telden yapılan özel mandallar; yivli ucu olan çubuklar içinse yivli “dişi vidalar” kullanılır.

Bunlara “kelebek” de denir. (Bu arada aklıma gelmişken size de söyleyeyim, belki okursunuz: Kelebek Etkisi).

Profesyonel ağırlık setleri ise genellikle salon sahipleri için üretilir ve “rack” da denilen özel dambıl veya plaka dizme raflarıyla birlikte satılırlar.

Koruyucu Yağlara Dikkat

Unutmadan söyleyeyim: Eğer değiştirilebilir ağırlıklı klasik bir ağırlık seti alacaksanız alın, iyi edersiniz ama ürünü evinize getirdiklerinde öyle ortalık yerde açmayın, çünkü içindeki malzemeleri üstü ince bir koruyucu yağ tabakasıyla kaplıdır ve kullanmadan önce bunu temizlemelisiniz.

Evet, gördüğünüz gibi ağırlık ekipmanları ve setlerinin dünyası oldukça civcivli fakat BodyTR gibi doğru bir rehberiniz olduğu müddetçe bu hengâmeden korkmanıza hiç gerek yok. Aşağıya bırakacağınız yorum ve sorulara karşılık vererek, gerek diğer BodyTR okurları gerekse de ben size yardımcı olabiliriz. Bu sizi kesmezse BodyTR Forum’da çılgın atabiliriz.

Tasarımlar hakkında şunu bilin: Standartların dışındaki tüm tasarımlar ürünü pahalılaştırır hâliyle ama bazen buna değer, fakat ihtiyacınız olan tasarımı seçtiğinizden emin olun çünkü belki de dümdüz bir ürün işinizi görmeye yetiyordur.

Örneğin; iki ya da dört tarafında elle rahat tutulması için boşluklar olan bir silindir ağırlık plakası, boşluklu olmayan klasik bir plakadan daha pahalıdır. Bunun gibi noktaları her zaman dikkate alın. Esen kalın.

Benzer Yazılar

Yazıyı Paylaş
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
guest
5 Comments
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments